“HEPİMİZ KONUĞUZ DÜNYADA”

“HEPİMİZ KONUĞUZ DÜNYADA”

Süleyman ÖZEROL/Araştırmacı-Gazeteci

Dün akşamüzeri Hekimhanlılar derneğinde bir süre kaldıktan sonra Malatyalılar Dermeğine giderken İzmir Caddesinde Kazım Tatar aradı (15.54). Ali Sarı ve oğlu trafik kazası geçirmişler ve aramızdan ayrılmışlar.

Üzüntümü anlatamam…

Kırşehir’de Trafik Kazası: 2 Ölü, 1 Yaralı

Kırşehir’de meydana gelen trafik kazasında emekli polis memuru ile polis okulu öğrencisi oğlu hayatını kaybetti.

Kırşehir’de meydana gelen trafik kazasında emekli polis memuru ile polis okulu öğrencisi oğlu hayatını kaybetti.

Olay, Kaman ilçesi Tepe köyü çıkışındaki kavşakta dün gece 22.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tepeköy’den Kırşehir istikametine seyir halindeki Ali Sarı idaresindeki 40 DN 977 otomobil, sürücünün direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesi sonucu kavşakta bulunan 3 metrelik köprüden aşağı uçtu. Hurdaya dönen otomobilde sürücü Ali Sarı (54) ile eşi Neriman Sarı (43) ve oğlu Mesut Sarı (28) ağır yaralı olarak Kırşehir Devlet Hastanesi acil servisine kaldırıldı.

Emekli polis memuru olduğu öğrenilen Ali Sarı, hastaneye giderken ambulansta hayatını kaybederken, Mersin Polis Okulu’nda öğrenci olan oğlu Mesut Sarı ise Erciyes Tıp Fakültesi’ne sevk edildikten sonra Kayseri’de hayatını kaybetti.

Neriman Sarı’nın ise Erciyes Tıp Fakültesi’ndeki tedavisine devam ediliyor.

Jandarma ekiplerinin kazayla ilgili inceleme başlattığı bildirildi.

Ali Sarı kim mi?

Ali Sarı, emekli polis olduğu gibi, “Nivani” mahlasıyla yazan-söyleyen bir ozan aynı zamanda. Onu, 22 Eylül 2006 günü Malatya’da kendisinden derlediğim kadarıyla anlatayım.

Ozan Nivani

Beydağı Devlet Hastanesinde yatan bibimi ziyarete gittim. Oradan çıkarken Özlem Özdemir’i arayarak bana bıraktığı iki şiirini incelediğimi ve düzeltmeleri yaptığımı söyledim. O ise, “Ben de Yorum’a uğramak istiyordum” dedikten sonra bir saate kadar geleceğini söyledi. Büroya gidip yazı yazmaya başlamıştım ki, Kazım Tatar aradı. Aslen Malatyalı olan Ozan Nivani’nin katılacağı Güneş TV’deki programına çağırdı. “Malatyalı Şairler Antolojisinde yer almalıydı” dedi. Konuklarımın geleceğini, daha sonra uğrayacağımı söyledim.

Özlem ile Pembegül bir saat kadar sonra geldiler. Özlemin şiirlerini birlikte inceledik. Hece ölçüsüne göre yaptığım düzenlemeleri beğendiğini belirtti. Kazım Tatar’ın aradığını anlattım. “Birlikte gideriz” deyince bir süre sonra oraya gittik. Kazım, “Yukarıdalar” dedi. Yukarıda Ozan Nivani ve Ali İhsan Salman hazırlık yapıyorlardı. Bir süre söyleşi ve hazırlıktan sonra Güneş TV’ye giderken arabada Dertli Divani’yi arayıp Ozan Nivani’nin yanımda olduğunu söyledim. Bir süre konuştuktan sonra “selam söyle” deyince Nivani, “Diktiğin fidanların meyvelerini ben yiyeceğim “diyerek espri yaptı. Dertli de İzmir’de bir etkinliğe katılmaya gidiyormuş.

Ali Sarı, 1956 yılında Malatya-Arguvan Asmaca köyünün Çomkavak mezrasında doğmuş. Küçük yaşta gurbete çıkmış, çalışmış. Adana, İstanbul derken devlet memuru olmuş. Birçok yerlerde görev yaptıktan sonra Kırşehir’e gelmiş, iki yıldır oradaymış…

17–18 yaşlarında kendi kendine bağlama çalmayı öğrenmiş, şiir de yazmaya başlamış. Yazdıklarına şiirden çok “türkü” diyor. Bunlardan 50 kadarını seslendirmiş. Yapıtlarını başkaları da okumuş. Konuk anlamına gelen Nivani mahlasını kullanıyor. Mahlasını kendisi seçmiş. “Hepimiz konuğuz dünyada” diyor…

Pir Sultan’ı, Mahzuni’yi usta olarak kabul eden ozan, Nurettin Rençber, Dertli Divani gibi ozan ve sanatçılarla iletişim içinde olduğunu belirtiyor. “Ozan ile aşığın karıştırılmaması gerekir. Halkı aydınlatmak için yazıyorum, çalıp söylüyorum”, diyor.

Kırşehir’de yaşaması nedeniyle sürekli Hacıbektaş şenliklerine katılmış, ayrıca Arguvan Türkü Festivali ve Atma Yayla Şenliklerinde çalıp söylemiş. Kırşehir’deki etkinliklerin birçoğunda yer almış, hala da katılıyor…

Ozan Nivani programda kendi yapıtları ağırlıklı olmak üzere türküler çalıp söyledi. Yaşamı ve sanatı ile ilgili olarak sorduğum sorulara kısa açıklamalarla yanıt verdi. Ali İhsan Salman cura ile eşlik etti. Kazım da ayrıca çalıp söyledi.

Malatya ile bağını güçlendirmeyi amaçladığını belirten Ozan Nivani, on şiirini giderken bana bıraktı. Böylece Ozan Nivani dosyası oluşmuş oldu.

20 Mart 2010, Kırşehirli Ozanların Şöleni

Kırıkkale’de Dertli Divaninin arabasına geçtim otobüsten…

Kente varınca Kırşehir Kültür Merkezine gittik. Bizi Nivani ve orada bulunanlar karşıladı. Fikret Dikmen ve Ahmet Özdemir (İhvani) ile tanıştık. Duran Erdoğan ile yine karşılaştık. Kitaplarını sergi yapmıştı. İsa Erdoğan, Mithat Karakuş, Adnan Torun, Hikmet Şentürk, Sinan Erdemir, İdris Altuner, Yüksel Şahin, Feyzullah Yurdakul ile sahne arkasında tanışıp konuştuk. Pakize Altan (Didari) Nizari adlı şairle geldi.

Şair Said Sargın’ın sunuculuğunu yaptığı programda Kırşehir’in gelmiş geçmiş ozanlarından söz edildi.

Mithat Karakuş, Kaman Hamit köyünden mimar-ozan (0386 719 41 21). Programa çıkmadan önce tanıştığım ve uzun uzun söyleştiğimiz, fikir alışverişinde bulunduğumuz ozanlarla birlikte katılımcıların tümünü sıralayayım:

Adnan Torun (Toruni), İsa Erdoğan, Ali Sarı (Nivani), Veli Aykut (Dertli Divani), Halil Solak, Pakize Köksal, Naci Değirmenci, Mithat Karakuş, Hikmet Şentürk, Sinan Erdemir, İdris Altuner, Yüksel Şahin, Feyzullah Yurdakul, Ahmet Tekkuş.

Âşık Said’in torunu Naci Değirmenci’nin konuşması oldu. Katılanlar bağlamaları ile kendi yapıtları ya da yöre türkülerini çalıp söylediler. Ayhan Torun Mahzuni ayağı ile okudu iki türküsünü. Konuk ozan olarak şölene katılan Dertli Divani, ozanlık geleneği ile ilgili konuşmasının ardından kendisine ait olan üç deyişini çalıp söyledi.

Ozanlara katılım belgeleri sunuldu ve program sona erdi.

Fikret Dikmen ile Ozan Nivani’in evinde kaldık. Fikret Dikmen Niğde’den gelmiş, oralı. Yedi şiir kitabı yayınlanmış, ödüller almış, şiirleri bestelenmiş… Geç saatlere kadar kültür sanat adamlarından-olaylarından söz ettik. Ertesi gün kalıp kahvaltı ettikten sonra da sürdürdük söyleşilerimizi. Fikret Dikmen Aksaray’dan bazı adlar verdi: Arif Delen, Hıdır Dündar, Ali Şimşek.

Nivani’nin “Üstüme dağlar üstüme” bağlantılı türküsünü Sevim Özdemir ve Ahmet Tekkuş okumuşlar.

Öğleden sonra şair Temel Gülle’ye uğradık. Âşık Paşa’nın türbesini gördükten sonra kent merkezine inerken elinde bağlama ile bir anıt görün kavşakta. Fikret Dikmen, birisinin elinde bağlam olan Atatürk anıtını da ilk kez gördüğünü söylediğini aktardı. Neşet Ertaş anıtıymış oysa buradaki. Ben de aktör Bilal İnci’ye benzettiğimi belirttim.

Termal’de Muharrem Ertaş anıtını, Caca Bey Medresesini gezdik, Kültür Müdürlüğüne uğradık. 16 30’da Kırşehir’den ayrıldım. Yolda yanımda oturan Hüseyin Bey orada Şehir Kulübünün iletmecisiymiş. Epey konuştuk Kırşehirin toplumsal yaşamından…

Halk ozanlarına değer vermenin, önemsemenin bir örneği olan “Âşık Said 1. Ozanlar Şöleni” olumlu bir etkinlikti benim için. Çünkü kültürümüzde önemli bir yeri olan ozanlık geleneğinin bir yansımasıydı bu etkinlik. Ancak adını bir ozana bağlamak yerine, “1. Kırşehirli Ozanlar Şöleni”, “1. Kırşehir Ozanları Şöleni” gibi bir adla düzenlenmesinin uygun olacağı düşüncemi de belirtmeliyim. Öğrendiğimiz kadarıyla Âşık Said adına zaten her yıl şölen düzenleniyormuş…

Etkinlikte tüm emeği geçenleri kutlar, teşekkür ederim.

Aslında bu etkinlikte büyük emeği geçen Ozan Nivani idi. Onun sayesinde de Kırşehir’i ilk kez görmüş ve birçok kişi ile tanışmıştım orada. Şiirlerinden bir bölüm daha vermişti dosyasına eklemem için. Gelecek yıllar için yeni şölenler düşünüyordu ve yine yanında olmamı istiyordu.

Malatya’daki söyleşimizde, “Hepimiz konuğuz dünyada” demişti. Ozan dostum Nivani aramızdan ayrıldı ne yazık ki…

Allah rahmet eylesin. Yakınlarına, arkadaşlarına ve dostlarına başsağlığı, yaralı olan şine de şifalar dilerim.

 

SORANA SÖYLERİM

 

Sorana söylerim özümü canlar

Sevgiden örülü dinimiz bizim

Kabemiz insandır her zahit anlar

Kimselere olmaz kinimiz bizim

 

İtibar etmeyiz fani mülküne

Saygılıyız her bucağın halkına

Kavlimiz yakılsın her ele kına

Yalıncayız budur kınımız bizim

 

Her canı biliriz canımız gibi

Her kanı biliriz kanımız gibi

Âdem baba Havva anamız gibi

Kimseden al değil kanımız bizim

 

Seraba benzeyen gölümüz olmaz

İnsanı inciten dilimiz olmaz

Kötülüğe giden yolumuz olmaz

Merhamet sorgusu konumuz bizim

 

Bereketi bulduk alın terinde

Nasibi aradık emek yerinde

Ölünce nefesim gelir derinde

İlime çevrili yönümüz bizim

 

Beyaz olan özge değil karadan

Böylece yaratmış bizi yaradan

Nivani gizlice gider buradan

Aynı pahadadır canımız bizim

1 Mayıs 2005

Reklamlar

About incedusunceler

SÜLEYMAN ÖZEROL Emekli Öğretmen-Gazeteci 1 Kasım 1953 tarihinde Malatya Hekimhan Ballıkaya (Mezirme) köyünde doğdu. Babası Hasan, annesi Zehra’dır. İlkokulu kendi köyünde okudu. Akçadağ İlköğretmen Okulunu 1972 yılında bitirdi, Urfa ve Malatya’da çeşitli okullarda görev yaptı, 1998’de emekli oldu, aynı yılın Haziran ayında Malatya Yorum Gazetesi yazı işleri müdürlüğünü yürütmeye ve anı, öykü, makale türü haftalık yazılar yazmaya başladı. İlkokul yıllarına dayanan şiir ile ilgisi öğretmen okulunda ve mesleğinin ilk yıllarında yoğunlaşmıştır. Resim yapar, bağlama çalar ve türkü söyler. Malatya’daki bazı radyo ve televizyonlarda programlara katıldı, programlar yaptı. Halk kültürü ve edebiyatı alanında yoğunlaşan uğraşılarını derleme, araştırma ve incelemelerle zenginleştirmeyi sürdürürken panel, konferans ve benzeri etkinliklere katılmaktadır. 1988 yılından itibaren de binlerce sayfayı bulan halk kültürü ile ilgili çalışmaları, makaleleri, ölçülü ve serbest şiirlerinden bazıları çeşitli gazete ve dergilerde, kitaplarda ve Internet sitelerinde yayınlanmaktadır. Çalışmaları kültürel derleme-araştırma ve incelemeleri Arguvan-Hekimhan yöreleri ağırlıklıdır. Malatya kültürüne ve toplumsal yaşamına katkılarından dolayı Malatya Gazeteciler Derneği (MAGDER) tarafından ödüllendirilen 14 kişiden biridir. (14 Mart 2004). Folklor Araştırmaları Kurumu tarafın-dan 2005 yılında Türk Folkloruna Hizmet Ödülü’ne layık görülmüştür (24 Aralık 2005-Ankara). Tamam Hanım ile evli olup Ozan (1975) Gül (1977) ve Yazar (1983) adlarında biri kız üç çocuk babasıdır. Derleme, araştırma, program çalışmalarını, Malatya Yorum gazetesi ve Arguvan Yolu dergisi yazı işleri müdürlüğünü sürdürmekte, 2001 yılından buyana kışları Ankara’da, yazları Malatya’da (Ballıkaya) oturmaktadır. Hakkında, Sultan Kılıç tarafından “Tek Kişilik Ordu” adlı ince-leme yazısı Arguvan Yolu dergisinde; Alpaslan Karabağ tarafından ozanlık geleneği ile ilgili yapılan çalışma "Sazın ve Sözün Sultanla-rı/Yaşayan Halk Şairleri-X" (Fatma Ahsen Turan-Ayşe Oğuzhan Börekçi) adlı kitapta yer aldı. Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, Geçmişten Günümüze Malatyalı Şairler, Hekimhan Şairleri gibi çeşitli kaynaklarda yaşamöyküsü ve çalışmalarından söz edilmiştir. Yayınlanmış Kitapları 1. Televizyonu Nasıl Buldum: Anı-Öykü, Malatya 1999 2. Arguvan Türküleri-Halkbilimsel Bir Araştırma Denemesi: Hüseyin Şahin ile birlikte-Derleme-İnceleme, İstanbul 2004 3. Dirençli Eğitimci Örgütçü Araştırmacı Hasan Nedim Şahhüseyinoğlu: H. Nedim Şahhüseyinoğlu’nun Yaşamöyküsü, Ankara 2009 4. Babamın Şiirleri: Hasan Özerol’un Şiirleri, Malatya 2009 5. Vayloğ Dede/Yaşamı ve Hakkındaki Anlatımlardan Bazıları: Ankara 2012 6. Hekimhanlı Ozan Kul Emici/Yaşamı Sanatı Şiirleri: Malatya 2013 7. Bir Deli Rüzgâr/Şemsi Belli İle İlgili Yazılar: Ankara 2015 8. Ah İle Âmânı Dağlara Saldık: Şiirler, Ankara 2015 9. Ters Site/Kalbi Sağda Atanlar: Sage Yayınları, Ankara 2016 10. Zülfukar Sezen/Yarım Yüzyılı Aşan Sanatından: Ankara 2016 10. Ters Site/Kalbi Sağda Atanlar: Ankara 2015 11. Zülfukar Sezen/Yarım Yüzyılı Aşan Sanatından: Ankara 2016 12. Babamın Askerlik Günlükleri: Ankara 2016 13. Gelmedin Leylim: Ankara 2017 14. Başkavak Köyü Derlemeleri-Araştırmaları Kitap Bütünlüğündeki Çalışmalarından Bazıları Bir Gün Uyandığında (Şiir), Yenilenen Köy Ballıkaya (Köy İnce-lemesi), Anıya Benzer (Anı-Deneme Notları), Âşık Yoksuli (Yaşamı-Sanatı), Merhaba Gülü (Metin Özer İle İlgili Yazılar), Ballıkaya Köyü ve Çevresinden Âşıklar-Şairler (Derleme), Hekimhan Müzik Kültürü, (İnceleme), Kömürhan Köprüsü Nereye Bakar? (Kültürel Yazılar), Radyo Fon Programlarım, Halk Ozanları Kültür Derneği Tarihçe Çalışması, Başkavak Köyü Derlemeleri, Gürgür Dede, Ballıkayalı Öğretmenler, Babamın Yazdıkları (Haan Özerol’un Anıları)…
Bu yazı Şiir içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to “HEPİMİZ KONUĞUZ DÜNYADA”

  1. Zübeyde GÖKBULUT dedi ki:

    İl Kültür Müdürlüğü’nün önünde ilk tanıştığımız gün önce ismini söyledi sonra da mahlasını . NİVANİ ne anlama geliyor diye sorduğumda : ” Misafir demek abla, hepimiz misafir değil miyiz bu dünyada? demişti hiç unutmuyorum.
    Kırşehirli dostları olarak biz Nivani’yi hiç unutmadık, unutamıyoruz. Nur içinde yatsın
    Ailesinin burada olmaması nedeniyle Anma günü yapamadık ölüm yıl dönümünde ama kısmet olursa bu temmuz ayı içerisinde KIYŞAD olarak Nivani’yi anma günü düzenliyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s