“Malatyalılar Haklarını Helal Etsinler”

“MALATYALILAR HAKLARINI HELAL ETSİNLER”

 2006 Kongre 3

1994 yılından bu yana emek verdiğim,
1998 yılından emekli olunca üye olduğum,
1998’den itibaren 10 yıla yakın “Umudun Sesi” adlı bültenini her şeyi ile desteklediğim,
Malatya’da kaldırım rampalarının yapılmasında olsun,
Vilayete asansör yapılmasında olsun,
Engelli otobüsü alınmasında olsun,
Engelliler Günü ve Engelliler Haftalarında olsun,
Hemen her etkinlikte yanında olduğum…
TSD Malatya Şubesi kendi kendini kapattı!

Düşünebiliyor musunuz?

Ne günlere geldik?

Eklenecek çok şey var; başkan açıklamış zaten…

Süleyman ÖZEROL

***************************

Saygıdeğer Basın Mensupları,

Türkiye Sakatlar Derneği Malatya Şubesi olarak 21 Mart 2015 tarihinde yapmış olduğumuz 10.Dönem Olağan Genel Kurul Toplantısında almış olduğumuz karar sonucunda yaklaşık 21 yıldır büyük bir özveriyle vermiş olduğumuz haklı ve onurlu mücadelemize derneğimizi fesih ederek son vermiş bulunmaktayız.
Bundan 21 yıl kadar önce 26 Nisan 1994 tarihinde ilimizde yaşayan engelli insanların sorunlarını araştırıp; çözüm bulmak ve toplumun bir parçası olan engelli insanları dört duvar arasında karanlıklar içinde yaşamak yerine onları gün ışığına çıkararak toplumla bütünleştirmek, hastalıkları ve hakları konusunda bilgilendirip bilinçlendirmek, tüketicilikten kurtararak üretici bir insan bilinci içinde sosyal ve kültürel faaliyetlerin içine çekerek yaşamlarına renk katmak amacıyla kısıtlı imkânlarla kurduğumuz ve büyük bir özveri ile çalışmalar yaptığımız Türkiye Sakatlar Derneği Malatya Şubesi olarak 21 yıldır ilimizdeki engellileri en iyi şekilde temsil ederek sorunlarına çözüm getirilmesi için tüm olumsuzluklara ve imkânsızlıklara rağmen mücadele ettik.
Yaklaşık 21 yıllık mücadelemiz esnasında hiçbir zaman prensiplerimizden, ilkelerimizden ve kişiliğimizden ödün vermeden ve din, dil, renk, ırk, cinsiyet, siyasi, mezhep, sosyal, kültürel ve etnik engelli veya engelsiz gibi ayrım yapmadan sadece ve sadece engelliliğimizden dolayı yaşamış olduğumuz sorunlarımıza çözüm üretmek amacıyla kısıtlı imkânlarımızla ayakta durmaya çalışarak faaliyetlerimizi yürütmeye çalıştık.
Bu güne kadar kısıtlı imkânlarla yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde yüzlerce, binlerce engelli insanın bireysel ve genel sorunlarına (Anayasal ve yasal, sağlık, eğitim, istihdam, araç-gereç, ulaşım, mimari ve fiziki gibi engeller vb.) çözüm getirilerek topluma yeniden kazandırılmışlardır.
İlkeli ve dürüst çalışmalarımız neticesince ilimizde geçmişte ve günümüzde görev yapan tüm atanmış ve seçilmiş yetkili yetkisiz insanlar tarafından her zaman ve her ortamda başta derneğimiz olmak üzere şahsım takdir edildik. Bu takdirler genelde kamuoyu önünde, basın önünde sözlü olduğu kadar da çeşitli zamanlarda plaketler vb gibi ödüllendirme şeklinde de olmuştur.

Saygıdeğer Basın Mensupları,

21 Mart 2015 tarihinde yaptığımız 10.Dönem Olağan Genel Kurul Toplantısında derneğimizi fesih etme ve yaklaşık 21 yıllık mücadelemize son verme nedenlerimize gelince, bunları sıralamakla bitiremeyiz. Ancak bunlardan bir kaçını açıklamak gerekirse;
Son yıllarda ilimizde gittikçe artan bir engelli dernek furyası dikkat çekmektedir. Şu an itibariyle ilimizde engellilerle ilgili faaliyette bulunan 21 dernek ve 11 spor kulübü olmak üzere toplam 32 tane dernek bulunmaktadır.
Derneklerin gerek ilimizde gerekse de diğer illerde sağlıksız bir şekilde çoğalması başta engelli camiası olmak üzere amaç doğrultusunda dürüst ve güzel çalışmalar yapan derneklere büyük zarar vermektedir. Yıllardır savunduğumuz gibi her engel gurubundan birer derneğin yeterli olacağı ve bu derneklerinde bir araya gelerek ortak faaliyet yürüterek sorunlara çözüm arayabileceğini dile getirdik. Ancak bunun gerçekleşmesini sağlayamadık.

Sağlıklı bir yapılanma ve örgütlenme olmamasının sonucunda ise;
-Engelliliğini kullanan engellilerin
-Engellisini kullanan engelli ailelerinin
-Engellileri kullanan engelli derneklerinin
-Engellileri kullanan rehabilitasyon merkezlerinin vb kuruluşların
-Engellileri kullanan seçilmiş veya atanmış kişi veya kişilerin
-Engelleri kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının önüne geçemediğimiz gibi sorunlara da çözüm getirmede yeterli olamadık.

Yaklaşık 21 yıl içerisinde başta maddi menfaat gütmek amacıyla olmak üzere siyasi, dini vb nedenler için derneğimize gelenlerin birçoğu aradıkları ortamları bulamadıklarından kendiliklerinden uzaklaşmışlardır. Bunun dışında bazı kişi veya kişiler tarafından ilimiz başta olmak üzere Türkiye genelinde engelli camiası içerisinde saygın bir yeri olan derneğimizin önünü kesmek, karalamak vb amaçlarla değişik zamanlarda dernekler açılmış ancak açılan derneklerin bir tanesi dahi başarıya ulaşamamıştır.
Bununla birlikte ilimizdeki engellilerin geneli tarafından yaşadıkları bireysel sorunlarına çözüm getirilmesi amacıyla yaptırım gücü olan derneğimize geldikleri ancak sorunlarına çözüm getirildikten sonra ise bir daha derneğe uğramamaları bizleri çok etkileyerek yıpratmıştır.
Bir taraftan engellilerin önüne engel çıkaran yetkili-yetkisiz kişi veya kişilerle, bir taraftan yasal haklarımızı gasp ederek yerine getirmeyen kamu kurum, kuruluş ve özel kuruluşlarla, bir taraftan engellileri suistimal ederek rant peşinde koşan kişi veya kişilerle ve saymakla bitiremeyeceğimiz onlarca sorunlara karşı mücadele ederken diğer taraftan da engelliler tarafından sahiplenilmemek yıpranmamızı artırmıştır. Yıllardır bu ve bunlara benzer yüzlerce sorunlarla mücadele ederken manevi anlamda yıprandığımız gibi maddi olarak da sıkıntılar yaşayarak yıpranmaya başlamıştık.
Seçilmiş veya atanmış, yetkili veya yetkisiz kişiler tarafından her ortamda ve fırsatta bizleri gördükleri zaman “sizleri seviyoruz, sizler başımızın tacısınız, sizler için her şeyi yaparız” gibi sözler söyleyerek timsah gözyaşları dökenler nedense en ufak bir destek söz konusu olduğunda ise “sizlere verirsek diğerleri var” gibi mantık dışı sözlerle kırk dereden su getirmişlerdir. En son bir projemizde sosyal sorumluluk anlamında engellilerle ilgili en ufak bir çalışması dahi olmayan ve yapmaktan aciz olan önemli bir STK konumda ki TSO tarafından bizlere biçilen değer 200 TL olmuş ve dilenci yerine konulmuşturuz. Bu STK’mızın engellilerle ilgili yaptığı sosyal sorumluluk çalışması varda bizler mi bilmiyoruz, eğer böyle ise hangi sosyal sorumluluk çalışması olduğunu açıklarlarsa özür dilemesini de biliriz.
Diğer bir olay da ise yerel 30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerinde de derneğimizi ziyaret eden iki milletvekili ve il başkanı ile yönetim kurulu üyeleri “sizin isteğiniz bir engelli kişiyi meclis üyeliğine alacağız” diye söz vermeleri dışında ilimizde faaliyet yürüten 20 engelli derneğinin talebi ve isteği üzerine de belediye meclis üyeliğine başvuru yapılmış ancak listeler açıklandığında listeye almadıklarını gördüğümüzde verilen sözlerin havada kaldığını anladık. Şu ana kadar engelliler adına kimi aldıklarını ise bizler bilmediğimiz gibi hiçbir engelli derneği de hala bilmemektedir. Yetkili yetkisiz mevkisi makamı ne olursa olsun bir insan verdiği sözleri tutmalı, tutamayacağı sözü ise vermemelidir.
Bu olaylar dışında faaliyete başladığımız günden bugüne kadar gerek siyasetin içerisinde, gerek kamu idarecileri içerisinde, gerek STK’ların içerisinde ve gerekse de engelli camiası içerisinde olan bazı kişi veya kişiler tarafından sürekli olarak “O derneğin başkanının adı Ali Haydar, o adam alevi birisi, dernek alevi yuvasıdır, o adam sol görüşlü, falan partili gitmeyin” gibi sözlerle hep bizleri karalamaya çalışılmıştır. Derneğimize destek verilmemesinin temelinde yatan en büyük nedenlerin biriside budur. Bu sözleri kim veya kimler nerede söylemişse bizler hepsinden haberdar olmamıza rağmen kimseyi muhatap alıp cevap vermedik. Üzüldüğümüz nokta bu sözleri söyleyen kişi veya kişiler yüz yüze geldiğimizde ise ikiyüzlü davranıp sizler şöylesiniz, sizler böylesiniz diyerek akıllarınca bizi kandırdıklarını sanıyorlardı. Bizler engellide olsak bu tür kişi veya kişiler gibi bu zamanın insanı olamadık, ikiyüzlü olmayı beceremedik, her sakala göre tarak vurmayı ve yalakalık yapmayı beceremedik.
Ben 21 yıllık süre içerisinde ne dernek başkanlığımda ne de şahsi bir olayda derneğimiz çatısı altında hiçbir zaman din, dil, renk, ırk, cinsiyet, siyasi, mezhep, sosyal, kültürel ve etnik engelli veya engelsiz gibi ayrım yapmadım, yapmadık ve yapılmasına da müsaade etmedik. Bu yaşıma kadar da hiçbir siyasi parti üyesi de olmadım ve propagandasını da yapmadım. Dernek hayatımız süresince hangi parti veya partiden olursa olsun herkese kapımız açık oldu. Her partiye ne kadar yakınsak aynı zamanda da o kadar uzak olduk. Hangi parti veya partiden olursa olsun engellileri rencide eden, aşağılayan, küçük gören kişi veya kişiler kamuoyu önünde açıklanarak eleştirilmiştir. Güzel çalışmalar yapan ve destek verenlere ise hangi parti veya partiden olduğuna ve dini görüşüne bakılmaksızın hiçbir ayrım yapmadan teşekkür edilmiş ve yeri geldiğinde ise plaket vererek ödüllendirilmişlerdir. Çünkü bizler siyaset üstü ve mezhepler üstü bir konumdayız ve engellide olsak bunun bilincinde olan insanlarız.
Bu sözleri söyleyen kişi veya kişiler bu toplumun Alevisiyle Sünnisiyle, Türk’üyle Kürt’üyle, sağcısıyla solcusuyla ve engellisiyle engelsiziyle bir ağacın dalları gibi bir bütün olduğumuzu unutuyorlar. Düşüncelerde ki bu önyargılar yıkılmadığı sürece bu toplum her zaman yaralı bir toplum olacaktır. 21.yüzyılın Türkiye’sinde bu şekilde önyargılı düşünce ve fikirler ancak toplumu bölmeyi, ayrıştırmayı sağlar. Topluma faydadan çok zarar verir. Ben başta olmak üzere ne yönetim kurulumuzdaki nede dernek üyelerimiz arasında hiçbir zaman bu tür olaylar yaşanmamıştır.
Bunu burada ilk ve son defa açıklıyorum ve diyorum ki ben Ali Haydar Koyun olarak adımla ve kökenimle her zaman onur ve gurur duydum ve duymaya da devam edeceğim. Bu dedikoduları yapan, sözleri söyleyerek önyargılı davranan kişi veya kişiler de acaba bunu açık yüreklilikle ifade edebilirler mi merak ediyorum.
Bu sorunlar dışında genel merkezimizle de son 3 – 4 yıldır bazı faaliyetler ve konularda fikir ve görüş ayrılığı yaşanmış bu nedenle diyaloglarımız soğumuştu. Genel Merkezimizde olsa hep doğru bildiklerimizi savunarak prensiplerimizden ilkelerimizden taviz vermedik ve geri adım atmadık. Bu konuda 1,5 ay kadar önce genel başkanımızın ilimize gelmesiyle karşılıklı konular ve sorunlar görüşülerek paylaşılmıştır. Daha sonra ilimizden ayrılan genel başkanımız bizleri arayarak görüşmenin verimli geçtiğini ve sorunlardan gerekli mesajların alındığını ve bunların giderileceğini, bu nedenle teşekkür ettiğini belirterek dernek kapatma fikrimizden vazgeçmemiz ve mücadeleye devam etmemiz yönünden talepte bulunmuştur. Genel merkezimizle olan sorunlarımız giderilmiş olsa da kapanmamızda etkisi olacak bir durumda olmamıştır. Yapmış olduğumuz görüşmenin verimli geçtiğini ve mücadeleden vazgeçmemizi bildiren genel başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum.

Saygıdeğer Basın Mensupları

Son olarak sözlerime son verirken yaklaşık 21 yıldır mücadelemiz esnasında başta derneğimiz olmak üzere engelli sorunlarının çözümü noktasında desteklerini esirgemeyerek vermiş olan valililerimize, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, askeri ve mülki idare yetkililerine, duyarlı vatandaşlarımıza, gönül dostlarımıza ve özellikle de sorunlarımızı, çözüm önerilerimizi, faaliyetlerimizi ve sesimizi kamuoyuna duyurmada her zaman yardımlarını esirgemeyen ve toplumla aramızda köprü kurulmasında büyük destekleri olan ilimizde ki görsel, işitsel ve yazınsal tüm basın kuruluşlarına ve emektar çalışanlarına ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Bu dünyadan vefat ederek ayrılmış olan yetkili yetkisiz tüm gönül dostlarımızı ve dernek üyelerimizi de şükranla anıyor ve Allahtan rahmet diliyoruz.
Ayrıca bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmalarda desteklerini esirgemeyen genel başkanımız Şükrü Boyraz ile merkez yöneticilerimize, derneğimizin geçmişteki ve şu anki yönetim, denetim ve disiplin kurulunda görev alan veya almamış dernek üyelerimizin tümüne ayrı ayrı teşekkür ederken özellikle 20 yıldır iyi ve kötü günde, yaşadığımız acı ve tatlı olaylarda beni bir gün dahi yalnız bırakmayan, maddi ve manevi benimle omuz omuza, yürek yüreğe mücadele eden arkadaşım, dostum, yoldaşım ve kaderdaşım olan Yücel Doğanşahin’e ayrıca teşekkür ediyorum. Bu güne kadar gelebildiysek onun bunda büyük katkısı ve desteği olmuştur. Fedakârlık ve özveri konusunda bugüne kadar gördüğüm örnek alınacak tek kişidir. Ben tekrar ona tüm kamuoyu önünde çok teşekkür ediyorum.

Engelli engelsiz, yetkili yetkisiz tüm Malatyalılar haklarını helal etsinler.

Saygılarımla

Ali Haydar KOYUN

10930167_10153131644646358_3033757783520249330_n

10176044_10200153163148897_5715180648514883787_n

Reklamlar

About incedusunceler

SÜLEYMAN ÖZEROL Emekli Öğretmen-Gazeteci 1 Kasım 1953 tarihinde Malatya Hekimhan Ballıkaya (Mezirme) köyünde doğdu. Babası Hasan, annesi Zehra’dır. İlkokulu kendi köyünde okudu. Akçadağ İlköğretmen Okulunu 1972 yılında bitirdi, Urfa ve Malatya’da çeşitli okullarda görev yaptı, 1998’de emekli oldu, aynı yılın Haziran ayında Malatya Yorum Gazetesi yazı işleri müdürlüğünü yürütmeye ve anı, öykü, makale türü haftalık yazılar yazmaya başladı. İlkokul yıllarına dayanan şiir ile ilgisi öğretmen okulunda ve mesleğinin ilk yıllarında yoğunlaşmıştır. Resim yapar, bağlama çalar ve türkü söyler. Malatya’daki bazı radyo ve televizyonlarda programlara katıldı, programlar yaptı. Halk kültürü ve edebiyatı alanında yoğunlaşan uğraşılarını derleme, araştırma ve incelemelerle zenginleştirmeyi sürdürürken panel, konferans ve benzeri etkinliklere katılmaktadır. 1988 yılından itibaren de binlerce sayfayı bulan halk kültürü ile ilgili çalışmaları, makaleleri, ölçülü ve serbest şiirlerinden bazıları çeşitli gazete ve dergilerde, kitaplarda ve Internet sitelerinde yayınlanmaktadır. Çalışmaları kültürel derleme-araştırma ve incelemeleri Arguvan-Hekimhan yöreleri ağırlıklıdır. Malatya kültürüne ve toplumsal yaşamına katkılarından dolayı Malatya Gazeteciler Derneği (MAGDER) tarafından ödüllendirilen 14 kişiden biridir. (14 Mart 2004). Folklor Araştırmaları Kurumu tarafın-dan 2005 yılında Türk Folkloruna Hizmet Ödülü’ne layık görülmüştür (24 Aralık 2005-Ankara). Tamam Hanım ile evli olup Ozan (1975) Gül (1977) ve Yazar (1983) adlarında biri kız üç çocuk babasıdır. Derleme, araştırma, program çalışmalarını, Malatya Yorum gazetesi ve Arguvan Yolu dergisi yazı işleri müdürlüğünü sürdürmekte, 2001 yılından buyana kışları Ankara’da, yazları Malatya’da (Ballıkaya) oturmaktadır. Hakkında, Sultan Kılıç tarafından “Tek Kişilik Ordu” adlı ince-leme yazısı Arguvan Yolu dergisinde; Alpaslan Karabağ tarafından ozanlık geleneği ile ilgili yapılan çalışma "Sazın ve Sözün Sultanla-rı/Yaşayan Halk Şairleri-X" (Fatma Ahsen Turan-Ayşe Oğuzhan Börekçi) adlı kitapta yer aldı. Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, Geçmişten Günümüze Malatyalı Şairler, Hekimhan Şairleri gibi çeşitli kaynaklarda yaşamöyküsü ve çalışmalarından söz edilmiştir. Yayınlanmış Kitapları 1. Televizyonu Nasıl Buldum: Anı-Öykü, Malatya 1999 2. Arguvan Türküleri-Halkbilimsel Bir Araştırma Denemesi: Hüseyin Şahin ile birlikte-Derleme-İnceleme, İstanbul 2004 3. Dirençli Eğitimci Örgütçü Araştırmacı Hasan Nedim Şahhüseyinoğlu: H. Nedim Şahhüseyinoğlu’nun Yaşamöyküsü, Ankara 2009 4. Babamın Şiirleri: Hasan Özerol’un Şiirleri, Malatya 2009 5. Vayloğ Dede/Yaşamı ve Hakkındaki Anlatımlardan Bazıları: Ankara 2012 6. Hekimhanlı Ozan Kul Emici/Yaşamı Sanatı Şiirleri: Malatya 2013 7. Bir Deli Rüzgâr/Şemsi Belli İle İlgili Yazılar: Ankara 2015 8. Ah İle Âmânı Dağlara Saldık: Şiirler, Ankara 2015 9. Ters Site/Kalbi Sağda Atanlar: Sage Yayınları, Ankara 2016 10. Zülfukar Sezen/Yarım Yüzyılı Aşan Sanatından: Ankara 2016 10. Ters Site/Kalbi Sağda Atanlar: Ankara 2015 11. Zülfukar Sezen/Yarım Yüzyılı Aşan Sanatından: Ankara 2016 12. Babamın Askerlik Günlükleri: Ankara 2016 13. Gelmedin Leylim: Ankara 2017 14. Başkavak Köyü Derlemeleri-Araştırmaları 15. Başalanlı Fedakar Ana Sultan Yılmaz: Ankara 2017 16. Köy Enstitülü Emekli Öğretmen Mehmet Öztürk: Anlara 2017 Kitap Bütünlüğündeki Çalışmalarından Bazıları Bir Gün Uyandığında (Şiir), Yenilenen Köy Ballıkaya (Köy İnce-lemesi), Anıya Benzer (Anı-Deneme Notları), Âşık Yoksuli (Yaşamı-Sanatı), Merhaba Gülü (Metin Özer İle İlgili Yazılar), Ballıkaya Köyü ve Çevresinden Âşıklar-Şairler (Derleme), Hekimhan Müzik Kültürü, (İnceleme), Kömürhan Köprüsü Nereye Bakar? (Kültürel Yazılar), Radyo Fon Programlarım, Halk Ozanları Kültür Derneği Tarihçe Çalışması, Başkavak Köyü Derlemeleri, Gürgür Dede, Ballıkayalı Öğretmenler, Babamın Yazdıkları (Haan Özerol’un Anıları)…
Bu yazı HABERLER içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s